Hoş geldiniz.
Sitemizde şu an 25 kategori başlıgı altında toplam 576 makale yayınlanmaktadır.
Arama özelligimizi kullanarak daha fazla içeriğe ulaşabilirsiniz.
Seçmiş Olduğunuz Makale Aşağıdadır
Tınnitus Ne Demektir? Nasıl Gelişir? Tedavisi Nasıl Yapılır?
Değişik nedenlere bağlı olmak üzere insanların kulaklarında sürekli olarak ses duymalarına veya ses duyuyormuş hissine kapılmalarına “TınniTus” denir. Duyulan bu sesler kalın veya ince olabilir. Bu seslerin ince veya kalın olması hastalığın gelişimiyle alakalıdır. Kişileri ciddi şekilde etkileyen bu rahatsızlık tek kulakta olabildiği gibi iki kulakta birden de ortaya çıkabilir. Objektif TınniTus; kişilerin kulaklarında oluşan seslerin başkaları tarafından da duyulabildiği vakalardır. Subjektif tınnitus da kulakta oluşan sesleri sadece hasta kişi duyar ve bu sesler hasta kişinin algısı dışında başkaca bir kişi veya alet tarafından algılanamaz.
Bu Rahatsızlık Neden Olur? Öncelikle şunu söyleyebiliriz ki Tınnitus rahatsızlığı modern çağda yüksek sesle müzik dinleme kültürünün bir yan etkisidir. Oluşan vakaların büyük bölümü “yüksek sesli müzik dinleme” sebeplidir. Bunun yanında TınniTus;
Kulak kiri,
Çeşitli enfeksiyonlar,
Kulak zarı deformasyonları,
Ortakulak problemleri,
Baş ve boyun bölgelerindeki damar genişlemeleri,
Denge ve işitme sinirlerinin deformasyonu,
Alerji, tansiyon dengesizliği, tümör, şeker hastalığı ve troid,
Sakinleştiriciler ve asprin gibi etkenlere bağlı olarak da gelişebilir.
Bütün bunlardan farklı olarak baş veya boyun bölgesine gelmiş olan şiddetli darbelerde TınniTus a neden olabilmektedir.
Bu Rahatsızlığın Bir Tedavi Şekli Var mıdır?
Bu rahatsızlığın belirli bir tedavi şekli yoktur. Tınnitusa neden olan etken tespit edildiğinde bu etkenin kaldırılması hastalığın da kendiliğinden yok olmasına neden olmaktadır . Ancak bu hastalığın nedeni genellikle bulunamamaktadır. Bu durum hastaların bu hastalıkla beraber yaşamasına neden olsa da hayatı ve vücut fonksiyonlarını düzene sokucu egzersizler ve diyet şekilleri hastalığın seyrini yavaşlatır etkilerini azaltır. Bu rahatsızlıkdan muzdaripseniz şunları yapmanızı tavsiye ederiz.
Öncelikle kafein tuz ve kan basıncını düzensizleştirici beslenme şekillerinde uzak durun. şifalı Bitkiler
Kesinlikle yüksek sesli müzik dinlemeyin.
Sigaranın baş düşmanlarınızdan olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
Günlük kültür fizik egzersizleri yapın bunu süreklileştirin.
Değerli okuyucularımız bu hastalığın tedavisi kolay olmasına rağmen, genellikle nedeni bulunamadığından yapılamamaktadır. Bu durumda bu hastalıkla yaşamayı kabullenmeniz ruh sağlığınız açısından çok önemlidir. Bu rahatsızlığı hissedin ve onu yokmuş gibi algılamaya çalışın zamanla bunu öğreneceksiniz ve daha rahat bir yaşam süreceksiniz.
Bu Rahatsızlığın Sebebinin Bulunmasına Yardımcı Olabilir miyim? Evet bu rahatsızlığın sebebinin bulunmasına yardımcı olabilirsiniz. Şöyle ki; Bir vakıada tınnitus rahatsızlığı belirli dönemlerde artmakla birlikte süreklilik arz etmektedir. Hasta kişi kendisini sürekli takip ederek tınnitus rahatsızlığının özellikle sarımsak yedikten sonra arttığının farkına varmıştır. Bu durumda hasta doktoruna baş vurmuş ve bu durumu anlatmıştır. Sonuç da hastanın rahatsızlığının düşük tansiyona bağlı olarak geliştiği ve özellikle beslenmesinden çok etkilendiği saptanmıştır.
Konu Hakkında Yapılmış Bütün Yorumlar
Yazan:
ayşe canlı
bendede bu son 3 gün kulaklarımda ugultu var bide benim diğer kulakta duymadıgı için hayatım zehir oldu insanların ne dediğini iyi algılamıyorum sanki düğün salonundan yeni çıkmış gibi kulaklarımda bir agırlık ve az duyuyorum hayatım çok kötü oldu dr gittim sonuçları bekliyorum bu konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum ve bide acayip baş dönmesi var.
Yazan:
Dilek KÜÇÜK
Tınnitus teşhisi konulmuştu kardeşime nedenini bulamadılar. Sonra boyuna yakın yerde beze belirdi içeri büyümüş. Meğer kardeşim kansermiş ve vefat etti. Çünkü son evreye gelmiş. Lütfen kulak çınlaması deyip gecmeyin. Kanser de erken teşhis şart. Sağlıklı günler...
Son çeyrek yüzyılda modern yaşam tarzının getirdiği, kötü beslenme, hareketsizlik ve stres etkileri yaşamımızın dengesini alt üst etmiş durumdadır. Bu gibi nedenlerden dolayı çağımızda hastalıklarda artışlar görülmüştür. Tıp ilerlemesine rağmen, her derde deva olamamıştır. Bu gelişmeler üzerine asıl çarenin doğada olduğu anlaşılmıştır. Eskiden "kocakarı ilaçları" olarak tabir edilen yöntemlerin, günümüzde Alternatif Tıp inceleme alanına girmesi ile bitkilerin vucudumuz üzerindeki olumlu etkileri de kanıtlanmıştır. Doğadaki meyveler, sebzeler, baharatlar ve şifalı bitkiler bizlere doğanın bir hediyesi, yaradanın bir ikramıdır. Bizim bu ikramdan yararlanmamız alternatif tıbbın ortaya çıkışına ortam hazırlamıştır.